Perşembe, 20 Kasım 2008
Anasayfa arrow Yaşam arrow Türk medyası çok erkektir
Türk medyası çok erkektir Yazdır E-mail
Okuyucu Oylama: / 3
Kötüİyi 
Image BİA'dan Nadire Mater yazmak istediğim bir konuda, benden önce davranıp vermiş veriştirmiş. Ben de şimdi verip veriştireceğim. Nadire gibi bana da tartışma programlarında sürekli erkek tartışmacıların çıkmasından hafiften daral geldi. 
Nadire üşenmemiş saymış; Can Dündar'ın derin devletin, Ahmet Hakan'ın da milliyetçiliğin tartışıldığı programlarında tam 13 erkek tartışmacı varmış, ilaç için tek bir kadın tartışmacı yokmuş.
Bu durum, diğer tartışma programlarında her an rastladığımız bir şey. Gören de ülkede akıl kadın olmadığını, akılların sadece erkekler olduğunu sanacak.
Üstelik bu âkil erkeklerin hemen hepsi her konuda acayip bilgili. Savaş stratejisi biliyorlar. Sosyal olaylara çok hâkimler.. askeriye de onlardan sorulur, lümpenleşen halkımızın davranış bozuklukları da... Yani şaşar kalırsınız, adam binlerce kitap hatmetmiş. CIA ve FBI koridorlarında acayip turlamış ve egosu da tavana vurmuş. Bunları izlerken (artık izlemiyorum) insanın kendisinden bu kadar emin olmasına, hani her gün  değil, yılda bir defa aynaya bakmamasına şaşıp kalıyorum. .   Hani İstanbul'da bir kahveye girsem, seviyesi daha yüksek tartışmalar dinleyeceğimden eminim. Kahvedekiler hiç olmazsa yaşamın pratiğinden geliyorlar, bir iki doğru söz söylerler.
Peki bu ülkenin akıl kadınları, amazonları neredeler? Onlar her yerdeler. Demokrasi için,   insan hakları için, çocuk hakları için, farklı cinsel tercihlerinden ötürü aşağılanan grupların yaşam kalitesini yükseltmek için, sakatların biraz daha çok sokağa çıkmaları için, dostluk için, barış için mücadele eden tüm sivil toplum kuruluşları kadınların. Binlerce kadın bu kuruluşlarda hiçbir çıkar gözetmeksizin emeğini, yaratıcılığını ve zamanını veriyor. Öte yandan kadınlar meraklılar, erkek egosuna sahip olmadıkları için bildikleriyle yetinmiyorlar, öğrenmeye çalışıyorlar ve öğrendiklerini, gülerek eğlenen başkalarına aktarıyorlar.
Şöyle bir önerim var, sadece İstanbul'daki sivil toplum örgütlerinde gönüllü çalışan kadın ve erkek sayısını ortaya çıkaralım, ben şimdiden söyleyeyim yüzde 99 gibi bir oranla kadınlar fazla çıkacak, peki bunların içinde şu çok akil erkeklerin tartıştığı konuları bilen yok mu? Var, hem de nasıl, hem de ne donanımlı...
Şimdi diyelim milliyetçilik tartışılacak, tamam., tartışmaların en önemli yanı hiç kuşkusuz yeni çözüm yolları üretilmesidir. Diyelim ki konu milliyetçilik. Ağaç yaşken eğilir diye iyi bir atasözü var, o zaman çocuklarımıza nasıl bir eğitim uygulamalıyız ki, farklılıkları doğal ve olması gereken olarak görsünler ve öyle büyüsünler. Bunun için Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın (KDEV) uygulamalı olarak başlattığı "Farklılıkların kabul edilmesi" başlıklı bir eğitim programı var. Üstelik bu eğitim anaokulundan başlıyor. Vakıf, mahalleleri örgütleyip annelerin gönüllü çalıştığı mahalle yuvaları kuruyor ve bu yuvalarda ilk öğrenilen, "Herkes farklıdır ve eşittir" cümlesi oluyor. Şimdi siz, hiç bu konuda uzman birinden herhangi bir tartışma programında bir şeyler öğrendiniz mi? Hayır, çünkü sadece ünlüler ve elbette akil erkekler oralarda olurlar ve artık eskimiş büyük büyük sözleri bir marifetmiş gibi yinelerler.
Gene Türk-Yunan kadınların ortak kurduğu WINPEACE adlı bir dernek var. Bu derneğin işi Türk-Yunan dostluğunu kadınlar ve çocuklar aracılığıyla desteklemek. Benden söylemesi., acayip iyi ve gerçekçi işler yapıyorlar; hani birilerinin aklına şöhretler ve erkeklerden oluşan konular yerine bizzat bu işlerle ilgilenenlerle alternatif bir program yapmak gelir.
Evet, bütün kadın yazarlarına, akademisyenlerine, derneklerde çalışan gönüllülerine rağmen Türk medyası erkektir. Bu da kolay değişmez.

Cumhuriyet - Işıl Özgentürk
 
< Önceki   Sonraki >
 
spacer