| Geleceğinizi bilmek ister misiniz? |
|
|
![]() Dünyanın 93 farklı noktasındaki bilgisayarlara yerleştirilen yumurta adlı cihazlar sayesinde yürütülen “Küresel Bilinç Projesi”nin amacı insanların ortak bilincine ulaşmaktı. Ancak sürpriz bir gelişme oldu ve makine 11 Eylül saldırısı gibi bazı olayları önceden bildi. Şimdi tartışılan bu makinenin bir kehanet makinesi olarak kullanılıp kullanılamayacağı. Peki ama önce bir sormak gerekmez mi, biz geleceği bilmek istiyor muyuz?
Uzun zamandan beri yürütülmekte olan ''Küresel Bilinç Projesi'' adlı çalışmadan hiçbirimizin haberi yoktu. Taa ki projenin boyutu değişene kadar. Başka bir amaçla yola çıkılan projede kullanılan cihazlar, bir anda gelecekte olacakları öngörüp, bir nevi modern zaman kahini gibi bu öngörüleri doğru çıkınca, bir anda Küresel Bilinç projesi de gündemimize giriverdi.Amerika'daki Princeton Üniversitesi'nin yürüttüğü proje kapsamında 1998 yılında dünyanın dört bir yanındaki 40 tane bilgisayara yumurta denen sigara paketi büyüklüğünde bir cihaz yerleştirildi. (Şu an bu sayı 93!) Böylece cihazlar etraflarındaki insanların hissettikleri duyguları Amerika'daki ana bilgisayara gönderiyor. İlk duyduğunuzda fantastik bir film sahnesi gibi gelebilir ama amaç; insanların aynı anda hissettikleri üzüntü, neşe, korku gibi duyguları ölçmek. Yine çok ütopik gibi görünebilir ama böylece insanlığın ortak bilincini ortaya çıkarmayı amaçlıyor uzmanlar. Yani duyguların fiziksel dünyada yarattığı etkiler sayısal olarak ölçülmeye çalışılıyor. Ancak hiç hesapta olmayan bir gelişme oldu ve cihaz bazı olayları gerçekleşmeden bildi! 1999 Marmara depremini bir dakika önceden, Asya'daki tsunami felaketini bir gün önceden ve 11 Eylül saldırılarını üç saat önceden tahmin etti. Şimdi tartışılan ise şu: ''Acaba çalışmaları daha da ilerletip cihazı bir kehanet makinesi haline getirmek ve geleceği önceden bilmek mümkün mü?'' Bunu şimdilik bilemiyoruz, ancak hayal etmek bile çok ilginç! Mesela, 5 yıl sonra kiminle evlenmiş olacağınızın ya da 2 ay sonra yurtdışına gidip gitmeyeceğinizin yanıtını alacağınızı düşünsenize! Her şeyin cevabını önceden bilmek hayatın akışına ters mi, yoksa kaderi teknolojiyle kontrol altına almak bir güç mü, tartışılır. Geleceği bilmek bir yandan hayatımızda gelişebilecek olumsuzlukları önlemek adına iyi ama heyecanı azaltması anlamında kötü! Hemen söyleyelim, Türkiye de proje kapsamında. 83 numaralı yumurta İzmir'de yaşayan İnci Erkin'in ofisinde duruyor. Yumurtanın adı ''Mevlana yumurtası.'' İnci Erkin, geleceği bilmek isteyeceğini ve bundan korkmayacağını söylüyor. Çünkü zamanın geriye doğru gitmediğini, ilginç ama aksine zamanın hızlandığını iddia ediyor: Bilim adamlarının önümüzdeki yıllarda kuzey ve güney kutbunun yer değiştireceğini de söylediğini hatırlatan Erkin, bunun meşhur 2012 yılında olacağını öngörenler olduğunu anlatıyor. Hani şu Maya Takvimi'nin son bulduğu zamanda, diye de ekliyor. ''Bu manyetik alan değişimleri bizim algılamalarımızı da etkiliyor ve bir illüzyon yaşıyoruz aslında'' diyerek sözlerini şöyle noktalıyor Erkin: ''Geleceği yaşayıp, geriye döndüğümüzde, gelecek hakkında söylediklerimiz bizim öngörebildiklerimiz değil, yaşadığımızı unuttuğumuz anılarımızdır aslında. Rüya ve uyanıklık gibi düşünün. Rüyada iken rüyada olduğumuzu bilmeyiz, her şey ne kadar gerçektir.'' Kendi adıma geleceği bilmek ister miyim istemez miyim karar veremedim. İşin içinden çıkamayınca soruyu çevremizdekilere sordum:''Geleceği bilmek ister misiniz?'' |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




